30 Eylül 2014 Salı

Kadife Bebeğim 9 haftalık

Gönderen AygülBade zaman: Salı, Eylül 30, 2014 3 yorum

Uzun bir zamandır yazamadım,Neye uğradığımı bilmediğim tatlı bir duygusal telaş içerisindeyim.Daha önceki postumda  bebeğime ait risklerden bahsetmiştim,Gerçekleştirdiğim doktor muayenesi sonucu 7.hafta itibari ile elma çekirdeğim fasulye olmuş ve pat pat atan bir kalbimiz oluşmuş,Doktor amcası riski atlattığımızı gebeliğimin gayet sağlıklı ilerlediğini dile getirdiğinde yaşadığım mutluluğu ve hayata olan minnet duygumu kelimelerle ifade edemem.Minnacık , karınca kadar olan yavrumun ultrason fotoğrafını herkese gösterdim,yeni oluşmaya çalışan noktamın gözlerini ,dudaklarını ,burnunu,parmaklarını,kalbini çizdim.Kalp atışları bugüne kadar duyduğum en güzel sesten bile daha güzel bir sesti,Umarım şuan blogumda bu yazıyı okuyup iç geçiren herkese rabbim bu güzel duyguyu nasip eder,Umarım bu kutsal oluşuma herkes dahil olur.
Bugün tam 9 haftalığız,yarın 10.haftaya başlamak üzere yola çıkacağız.Birazdan değiştirmiş olduğumuz yeni doktorumuzla tanışmaya gideceğiz,
Bende ki durum mu nasıl,
Çokkkkk ama çooookk uykum var.1 hafta sadece uyumak için yıllık izin aldım,ve zamanımın çoğunu gerçekten uyuyarak geçirdim,abartısız günde 15 16 saat uyumuşumdur.Deliksiz ve kesintisiz devam ediyor bu durum,Mide bulantım hiç yoktu ancak bu hafta biraz zor geçiyor ,birkaç gündür yataktan kalktığımda kahvaltımı geciktirirsem midem kalkıyor,hiç istifra etmedim ama anlamsız bulantı ve ağzımın tadının bozulmasından şikayetçiyim.İnsanın su içerken içi kalkar mı,benim kalkıyor.En sevdiğim sütü bile içemez oldum,Aslında bu hafta bebeğimin gelişimi için o kadar çok proteine ihtiyacım var ki ama mümkünatı yok proteini ağzıma koyamıyorum.
İlk aşermem kızılcık oldu,olmamış ham ekşi 1 kilo kızılcığı 5 dakikada yedim bitti,bir de bu ara canım aşırı derece de yeşil erik çekiyor,Şöyle sulu sulu tuza bana bana J Rüyamda bile ağzımın sulandığını görüyorum,İçim titriyor,Oysaki hiç inanmazdım aşermeye,Hamile bayanların eşlerine karşı yapmış oldukları naz dı bir nevi benim için J
Ama öyle değilmiş.
Bebeğimin cinsiyetine gelince ;öncelikle inşallah sağlıklı olsun diyorum ancak parantez açarak kız olmasını çok çok çok ama çok istiyorum.İçime doğan ise erkek,Çünkü Gebeliğimi öğrendiğimden beri sürekli rüyamda erkek bebek görüyorum,Onu öpüyorum,altını değiştiriyorum,uyutuyorum.Tüm yollarım erkeğe çıkıyor ama yine de gönlüm tabiî ki cilveli bıcır bıcır şımarık bir kız çocuğunda.
Şuan 2 ay tamamen dolmuş bunmakta,Kilom henüz aynı.61.200 gr ile çıktım bu yolculuğa,Ah ahhh oysaki daha geçen senelerde 43 kilocuk ince bacaklı cılız bir safinazdım ben,Keşke zayıflayıp planlı bir hamileliğe başlasaydım ama maalesef bebeğim geleceği zamanı kendisi seçmek istedi.
Kadife bebeğimin gelmesine 216 gün kaldı J
Sevgiyle kalın,mutlu kalın ve en önemlisi gebe kalın J

Bu duyguyu sonuna kadar yaşayın.

11 Eylül 2014 Perşembe

Kadifeli Kahvenin Kadife Bebeği Geliyor :)

Gönderen AygülBade zaman: Perşembe, Eylül 11, 2014 8 yorum
Matruşka oldum ben,
Meğer içimde tutunmaya çalışan , her şeye rağmen dünyama gelmek isteyen canımdan bir can varmış,
Bebeğim,canım,her şeyim..
Hiç beklemediğim anda hayatıma giren ve bana artık büyümenin zamanı geldiğini fark ettiren elma çekirdeğim.
Öğrendiğim andan itibaren sebepsiz durgunlaştığım,her gece gördüğüm rüyalarım,sırf rüyamda onu görmek için uykuya dalışlarım.
Hayatta en çok koşulsuz şartsız annemi severken şimdi benden var olacak ,beni koşulsuz sevecek bir can olması öylesine heyecan veriyor ki..
Hobilerim ile devam ettireceğimi düşündüğüm blogum sanırım diğer blogdaşlarımda olduğu gibi anne bebek bloguna dönüşecek.
Bugün 6 haftalık bebeğim.
İlk 02.09.2014 tarihinde var olduğunu öğrendim,Yaşadığım sevinç ile karışık üzüntü tamamı ile tüm hayatımı değiştirdi,Hala kabullenemesemde hala inanamasamda içimde tutunmaya çalışan , bereketi ile gelmeye çalışan çok ama çok HAYIRLI bir evladım olacak.
Sağlık ocağında yaptırmış olduğum kan testinde herhangi bir gebelik çıkmamıştı,Onun vermiş olduğu bir rahatlık ile hareketlerimde hiçbir kısıtlama olmadı,Hatta ufak bir kaza geçirdim ve bu kaza sonucunda tamografi,röntgen çektirdim.Bir sürü antibiyotik kullandım,bunun üzerine sağlık ocağı ‘Aaaa Aygül hanım ,testleriniz karışmış aslında gebelik durmunuz söz konusu ‘ diye aramasın mı,o şüphe ile iş çıkısı koşarak almış olduğum gebelik testimde test sonucum pozitif çıktığında karşılaştığım durumu siz düşünün,Mutluluk ile karışık mutsuzluk,hiç beklemediğim anda hiç beklemediğim şekilde gelen minik mucizem.
En yakın sürede soluğu doktorda aldım,kesesini gördük , evet bebişimin kesesi gayet sağlıklıydı.Ancak tamografi ve röntgenden etkilenip etkilenmediği konusunda doktorum bir şey diyemeyeceğini belirtti,önümüzdeki hafta içersinde kalp atışlarını duyabilir isek bebeğim tamografi ve röntgenden etkilenmemiş demekmiş,Tabiki ilerideki testlerde her şeye karşılıklı da hazırlıklı olmam gerekiyor.Haftayı büyük bir buruklukla beklerken,aynı anda yaşadığım sevincimide kimseden gizleyemiyorum.Belki şuan kalp atışlarını duymadan bloğuma yazmam da çok doğru değil ama hissediyorum ki bebeğim benimle.
Rabbim tarafından gönderilen küçücük bir mucize.Rabbim eşim ve benim en büyük hayalimiz olan kendi evimizi almamız dileğimizi kabul etti ve yeni ev aldık,Yeni ev aldık diye tamamen bebek düşüncesini uzun bir zamana ötelemiştik ki elma çekirdeğim’Hey bensiz bir yere gidemezsiniz’dercesine hayatımıza dahil olacak.Geleceği zamanı kendi seçen minik bebeğim bence tutunacak,kalp atışlarını duyacağım ve çok ama çok sağlıklı bir bebek olacak.
Hem bir inanç vardır’Annenin haberi olana kadar Allah bebekleri anne karnındaki tüm risklerden,kötülüklerden korurmuş.Bu inançtayım.Ne gelirse Haktan Ne gelirse canımdan..
Belirtilerime gelecek olursak hiçbir belirtim yokJ Desemde inanmayın tabiî ki belirtim çok,Sadece kendimi hasta gibi hissetmekten 1 haftada sıkıldım,Hasta değilsin Hamilesin diyerek tabiat ana ya meydan okumaya çalışıyorum,Sonra bi bakmışım kanepede iki büklüm uyuyakalmışım.Evet en çok belirtilerim uykularım.Her akşam abartısız saat 9 da uyuyup sabah saat 8 de işe gitmek için çok ama çok zor uyanıyorum.Bulantılarım yok ancak canım hiçbirşey yemek istemiyor,Midem kazınıyor ,iştahım açık ama ,düşünüyorum ne olsa yerdim diye hiç ama hiçbirşey istemiyorum.Güçsüz,yorgun,mutsuz ve keyifsizim,İşyerinde gayet hareketli ve modumdayım ama evden içeri girince yatağımı zor buluyorum,Eşime vakit ayıramıyorum,Hatta eşim işten geldiğinde beni yatakta görünce yuvanamı girdin sen diye evcil hayvan niyetine sevmeye başladı J Ne zamana kadar böyle devam eder bilemiyorum.Bir an önce Çarşamba olsada bebeğimin kalbinin attığını duysamL

Hepinizin duasına ihtiyacım varL

28 Ağustos 2014 Perşembe

Tepsi Üzeri İlk Dekupaj Denemem

Gönderen AygülBade zaman: Perşembe, Ağustos 28, 2014 4 yorum
Ben bir işe değil birden fazla işe merak sarmış durumdayım sevgili blogdaşlarım J Herşeyin ucundan minik minik tutuyorum,Hergünüm , heranım fazlaca dolu ve yoğun,Ama her şeye rağmen mutluyum.Sürekli bir şeyler yapma, bir şeyler elde etme,bir şeyler kazanma çabasındayım,Boş geçen her dakika benim için çok büyük kayıp olmaya başladı,Ne bu enerji ne bu neşe bilemiyorumJ
Aman maşallah diyeyim de kendime ,çünkü enerjim bir kere düşünce tam düşüyor ,tamamen yok oluyor J
Gelelim konumuza;
Sonunda yapılacaklar listeme almış olduğum dekupaj işlemimi başarı ile tamamladım,Pazardan 5 TL ye almış olduğum çok sevimli ve şık olan tepsim ile denememin uygun olacağını düşündüm ; çünkü ziyan etsem de bulunması kolay bir tepsi J
Öncelik olarak evde peçete tutkalı vardı,normal tutkal olmadığı için yapışmayacağını düşünmüştüm,Çünkü dekupaj kağıdım bilgisayar çıktısıydı;ama sandığım gibi olmadı,elime biraz tutkal alıp öncelikle resim üzerine hafifçe yaydım,Eğer tepsi üzerine tutkal sürerseniz resim üzerinde kabarma ve parçalanma meydana geliyor bu yüzden mutlaka dekupaj resminin üzerine tutkal sürmenizi öneririm.Daha sonrasında resmimi uygun gördüğüm alana yapıştırdım,Tutkal ile resim üzerinden de iyice geçtim,Hava kabarcığı olmaması adına kartvizit ile çok baskı yapmadan resminizin üzerinden hafif hafif geçebilirsiniz.
Daha sonrasında kurumaya bıraktım,10 dakika sonra kurudu,Verniklemeden güzel duruyor ancak ,suya  dayanmaz vs. deformasyonlara uğramaması adına şeffaf su bazlı vernik ile üzerinden geçtim.
Ve sonrası aşağıda J

Gördüğünüz gibi  çay tepsim hazır olduğuna göre;hepinizi çaya bekliyorum J


27 Ağustos 2014 Çarşamba

Mini Brownie ile Şirin Pandacıklar Yapalım !!

Gönderen AygülBade zaman: Çarşamba, Ağustos 27, 2014 2 yorum

Merhaba Aygülce Mutfakta ; Kadifemsi tatlar ile huzurlarınızda  J

Bakınız yine sizler için aradım taradım , mükemmel bir şey buldum,çocuklarınıza hoş zaman geçirmeleri için ve çizgi filmlerini izlerken keyifli tatlar yaratmaya ne dersiniz ?

Hazır satılan eti mini browni kekleri bilirsiniz ; 7 den 70 e enfes çikola tadı ile herkes için vazgeçilmez bir lezzet. Hazırlamış olduğunuz sade kremşantiye batırarak ve damla çikolatalarla  Şirin Pandalar

seklınde süsleyebılırsınız ..

Üstelik şımarmakta serbest J



25 Ağustos 2014 Pazartesi

El emeği iğne oyası ile neler neler yaptım bir bakın :)

Gönderen AygülBade zaman: Pazartesi, Ağustos 25, 2014 2 yorum
Bu hafta yine aşırı becerikliyimJ
Heyecanla köyüme gitmek için beklediğim haftasonu geldi çattı ve ben koşa koşa anneciğime gittim.Anneciğim her zaman ki yine Kadifeli Kahve tezgahında yoğun bir şekilde çalışırken ben de yanında boş durmamak için orayı burayı tırtıkladım J
Daha önce birkaç yerde duymuş olduğum iğne oyası gözlük iplerini denemek için tam da  güzel bir fırsattı. Annemin desteği ile evde bulundurduğumuz birkaç gözlük ipini iğne oyaları ve boncuklarla süsledim.Ve gördüğünüz gibi oldukça şık bir görüntüye sahip oldular.Hatta aynı gün içerisinde tam 3 tane gözlük ipimide oracıkta sattım J






Sonrasında kalan iğne oyalarımı da bileklik ve küpe yaparak değerlendirdim.






19 Ağustos 2014 Salı

Benim Dünyalar Tatlısı Anneannem Berna Laçinin Merceğinde :)

Gönderen AygülBade zaman: Salı, Ağustos 19, 2014 2 yorum
Mesai bitimine yarım saat kalmışken bloğuma bir yazı daha ekliyim de zaman geçsin dedim :) Çalışan bir blogger olarak mesai saatimde bloğuma yaptığım kaçamaklar beni çoook heyecanlandırıyor ama aynı zamanda da vicdan azabına neden oluyor :) Neyse canım sürekli çalışacak değiliz ya !!
Daha öncesinde size anneannemden bahsetmiştim,Bakınız Anneannem magazine yakalanmış ; Köye gezmeye gelen Berna Laçin sevimli suratlı anneannemi merceğine almadan yoluna devam etmemiş,
İşte Berna Laçin merceğinden benim cankuşum,minnoşum :)


Hemde 1000 e yakın like   ile birlikte :)






Ona canım ömrüm kalbim herşeyim feda olsun,En büyük servetim,En masum meleğim,en çok benzediğim.Rabbim uzun uzun sağlıklı ömürler versin.Rabbim acısını göstermesin.Çok ama ÇOOOOOKKKK SEVİYORUM...

Yaşlılarımız başımızın tacı !! Ufacık bir bebeği herşeyden sakınırız,kızamayız çünkü biliriz ki bebektir hiç birşeyi bilmez,Yaşlılarımız da birer bebek.Lütfen KEŞKE dememek için onları kırmayın,Hatta sadece anneannenizi,dedenizi,babaannenizi değil çevrenizdeki tüm yaşlıları gördüğünüzde tebessümsüz sakın ola önlerinden geçmeyin,onlar masum,onlar kırılgan onlar daha bebek....


Anneannem ve yanından hiç ayırmadığı pisisi ile selfiemiz :)

Bugünkü Modum !!!

Gönderen AygülBade zaman: Salı, Ağustos 19, 2014 2 yorum
Bir şeyleri kaybetmekten korktunuz mu hiç ?
Ya da kaç kere risk  aldınız?
Yüzme bilmeden denize dalmayı düşündünüz mü ?
Sonucunu hiç bilmediğiniz bir oyuna gözünüz kapalı kalkıştınız mı?
Eğer evet diyenlerdenseniz;Aynı gemide yol alıyoruz.
Hayır diyenlerdenseniz de ; geçmiş olsun Liman da kalmışsınız.
Bize sunulan bir hayat var ve şükürler olsun ki çoğumuz her sabaha umutla , hayallerle uyanıyoruz.
Her sabah uyandığınızda sabahın masumluğunu iliklerinize kadar çekerek şükür edermisiniz?
Yoksa siz sabahın masumluğu yerine sigara dumanını içine çekenlerdenmisiniz ?
Peki ya gece;  yatarken kafanızı yastığa koymadan önce neden var olduğunuzu hiç düşündünüz mü?
Yoksa siz bugünü yaşamak için mi yaşamıştınız.
Bir gün içersine neler sığdırıyorsunuz,neler yapıyor,ne yiyor , ne içiyor,kimlerle görüşüyorsunuz.
Kaybetmekten korktuğunuz birileri varmı? Yoksa bu dünyada tek kaybetme korkusu olan benmiyim ?
Çoğunuzu anlamıyorum;
Gözümüzün önünde bu kadar güzel nimet,böylesine güzel mutluluklar varken bunları görememek çok kötü.
Yolda gözleri görmeyen birini gördüğümüzde ‘Ah Yazık ‘ der geçeriz.Ama bilmeyiz ki onun karanlık dünyası bile kendi içimizdeki dünyadan daha aydınlık.
Eğlenceyi abartıp umarsızca yaşanılan o anlar ne olacak peki !! O zaman neden hayat mükemmel.
Evlenirken iyi günde değil,hastalıkta sağlıkta,iyi günde kötü günde diye yola çıkılıyor,
Yolda kalanlar neden sadece iyi gün kelimesini anımsıyor.
Peki ya dostluklar , kardeşlikler , arkadaşlıklar..
Manevi değeri küçük maddi değeri kocaman bir kağıt parçası neden herkesi birbirine düşman ediyor.
Yaşamaktan korkmamak en güzeli,
Herşeye rağmen bugün de varım,diğer insanlardan farklıyım diyebilmek.
Aynada kendinize bakarken utanç duyduğunuz oldumu?
Kendi kendinize yalan söylediğiniz,yalancıktan hayaller kurduğunuz,
Aynada gözlerinizin içerisine 20 sn fazla bakamıyorsanız sizde kendi ütopyanızda boğulanlardansınız.
Bir söz vardır ; kavga etmek tartışmak için bahaneler arayacağınıza,sevmek ve sevilmek için nedenler bulun!!

Mutlu olmaktan korkmayın , hep anın içersinde yaşayın…



AygülCE (Kadifeli Kahve)

17 Ağustos 2014 Pazar

TEL TOKADAN KOLYE YAPALIM...

Gönderen AygülBade zaman: Pazar, Ağustos 17, 2014 2 yorum

Kendim için ve en önemlisi siz değerli blogdaşlarım için yine güzel bir fikir daha ;



Sizlerde benim gibimisiniz bilmem ama,sürekli pazardan evde bulunsun ne olur ne olmaz diye karton üzerine dizili 20 li tel tokalardan alırım ve kutuma koyarım,içersinden 2 tanesini kullanırım diğerleri durur ve sanki hiç yokmuş gibi pazardan almaya da devam ederim :) geçen gün bir baktım ki bir sürü tel tokam olmuş,ne yapsam ne yapsam diye düşünürken sağ olsun google arama motoru sayesinde yine süper bir fikir buldum,Tel tokaları elinizde bulunan renkli ojelerizle boyayıp kurumaya bırakarak işte bu kadar güzel ve şık bir görüntü elde edebilirsiniz.Bugünün DY sunumu da bu kadarcık olsun :)

14 Ağustos 2014 Perşembe

Portakaldan Mum Nasıl Yapılır ?

Gönderen AygülBade zaman: Perşembe, Ağustos 14, 2014 0 yorum
Heyyyy! Şuna bir bakın, Portakal dan mum !!! Çok ama çok güzel bir fikir,Yazlık bahçelerde balkonlar da , ya da alaturka yemek davetlerimizde mükemmel ve en dikkat çekici bir detay olabileceğini düşünüyorum…
Özetleyecek olursak ; Portakalımızı 2 ye bölüp içerisini tamamen çıkarıp temizliyoruz.Ancak dikkat edilmesi gereken bir kısım var ki oyarken çok dikkatli olmalıyız çünkü ortadaki beyaz kısmını fitil niyetine kullanacağız.Sonra portakalın içine herhangi bir sıvıyağ koyuyoruz.Fitili yani beyaz bıraktığımız yeri yakıyoruz ve işte bu kadar :) Dilerseniz su dolu bir fanusun içerisinde dibine taşlar koyarak dekore edebilirsiniz ya da altındaki kabuk kısmındaki çıkıntıyı hafif keserek düzleştirerek düz bir zemine oturtabilirsiniz.Yaklaşık 4 saat sönmeden yanıyor.Güzel bir DY fikri olması temennim ile :)


Sevgiyle kalın :)





 4 saat sönmeden yanıyor.Güzel bir DY fikri olması temennim ile J


Sevgiyle kalın J

Hiç Bu Kadar Güzel Teneke Kutusu Gördünüz mü ?

Gönderen AygülBade zaman: Perşembe, Ağustos 14, 2014 0 yorum





 

PEMBEANNEM Copyright © 2010 Design by Ipietoon Blogger Template Graphic from Enakei